Turan Dursun Kimdir?

Turan Dursun 1934 yılında doğmuş, gariban bir ailenin çocuğu. 8 kardeşler. Babaları imam. Yani din adamlığı Turan Dursun için bir “baba mesleği”. Aileden akide sahibi kendisi. Wikipedia’ya göre babasının en büyük arzusu, oğlu Turan Dursun’un Basra’da ya da Küfe’de bulunan din alimlerinden daha alim olmasıymış. Gerçekten de Turan Dursun (babasının da yönlendirmesiyle), çocukluğundan itibaren dine, ilahiyata ve İslamiyet’e karşı büyük ilgi sahibi olmuş. Hayatını İslamiyet’i araştırmaya adamış bir kimse. Görelim bakalım araştırmaları Turan Dursun’u nereye götürmüş.

İmam babası, oğlunun ilim sahibi olabilmesi için onu öncelikle yatılı din okullarına, kuran kurslarına ve önde gelen hocaların yanına eğitime gönderir. Turan Dursun din eğitimi konusunu o kadar ciddiye alır ki, hocalarından birinin kendisine eğitim vermek için talep ettiği 100 TL’yi ödeyebilmek için hacı yağı satacak, bir taraftan da hocalık yapacaktır… Kendisine eğitim vermek karşılığında 100 TL talep eden şahıs daha sonra Ankara’da müftü olacaktır...

Turan Dursun hiçbir akademik vasfa sahip değildir. İlkokulu bile bitirmemiştir –babası göndermemiş, ama askerliği bitirene kadar Türkçe, Çerkezce ve –baba mesleği sayesinde, Arapça öğrenmiştir (Kürtçe anadilidir). Ayrıca antropoloji ile de yakından ilgilenir.

Turan Dursun din adamlığı görevine resmen Tarsus’un Baltalı köyünde imam olarak başladığında daha askerliğini bile yapmamıştı. Askerlik hizmetinden sonra İstanbul’da İsmailağa cemaatininki de dahil birkaç medresede hocalık yaptı. O yıllarda müftü olabilmek için en az ilkokul mezunu olmak gerekiyordu. Turan Dursun ilkokulu dışarıdan bitirdi ve Tekirdağ’da müftü yardımcılığına başladı. Daha sonra (tam olarak 1958 yılından 1966 yılına kadar) Türkiye’nin çeşitli yerlerinde müftülük yaptı.

Müftülük yıllarında yaptıkları pek çok Türk aydınının tüylerini diken diken edebilecek, üç kuruş aklı olan her Türk’ün göğsünü kabartacak, bu garibe “Turan Dursun Türk’lerin Martin Luther’idir” dedirtecek cinstendi. Laf kalabalığı yapmayalım, hakikatlerle anlatalım:

  • Ehli islama Sivas’ın tüm köylerine ellişer ağaç dikilmesini telkin edip, her köye ellişer ağaç diktirmek,
  • Müftülük lojmanından vazgeçip yerine göğüs hastalıkları hastanesi inşa ettirmek,
  • Hastanenin inşasında finansman olarak kullanılmak üzere köylerden ve kasabalardan buğday toplamak,
  • İmamlara eğitimler düzenlemek (yıl 1960lar dikkat ediniz, henüz “eğitim” olayı bugünkü kadar yaygın değil), konferanslar düzenlemek, Milli Eğitim’den imamlara diploma verilmesini sağlamak, imam yetiştirme kursları açtırmak, imamların Mustafa Kemal Atatürk büstüne çiçek koymasını sağlamak, askeriyeden imamlara karavana dağıttırmak (kendisi Atatürk büstüne çelenk koyduran ilk müftü olarak tarihe geçmiş),
  • Sivas’ın hazar köyüne baraj yapılması için çalışmalarda bulunmak...

Turan Dursun müftülük yıllarında İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik’i kendi kaynaklarından araştıracak, kıyaslamalı olarak analiz edecek ve bu araştırmaları sırasında da kafasında binlerce soru işareti oluşacaktı. Turan Dursun, tanrıya ulaşmak adına araştırmalarını sürdürürken, kat ettiği yolda öğrendikleri onu tanrıya yaklaştırmak yerine, tanrıdan büsbütün uzaklaştıracaktı.

İlk olarak İslamiyet’te anlatılan hikayelerin Hıristiyanlık ve Yahudilik’te anlatılanlara ne kadar benzediğini fark etti. Daha sonra –biraz daha araştırıp, tüm o hikayelerin temelinde Sümer mitlerinin yattığını anladı. Sonra hadislerle kuranı kerim’in ayetlerini bir kronolojik sıraya koyarak, hangi ayetlerin, hangi olaylardan sonra “indiğini” araştırdı, ortaya koydu ve anladı ki hadisler hep Muhammed’in ihtiyaç duyduğu anlarda, Muhammed’in ihtiyaç duyduğu konularda iniyor… Turan Dursun’un içine ateş, aklına kurt düştü: acep Muhammed tüm bunları kendisi uydurmuş olamaz mı? Turan Dursun tüm bu araştırmalarında edindiği bilgiler neticesinde müftülük görevinden istifa etmeyi uygun buldu, zira inancını kaybetmişti...

Turan Dursun daha sonra TRT’de çalışmaya başladı. Önceleri ambar görevlisi vs. olarak, prodüktörlük sınavını kazandıktan sonraysa yapımcı olarak. 1982 yılına kadar pek çok yapıma imza attı; benim kuşağın kolaylıkla hatırlayacağı “Akşama Doğru” programı da bunlardan birisiydi. Turan Dursun 1982’de TRT’den emekli oldu. Emekliliğinden sonra çeşitli dergilerde yazılar yazdı (artık bir din adamı değil, din karşıtı bir kişi olarak). Bu arada pek çok kitap yazdı, ancak bastıracak fırsatı olmadı. 1990 yılında bir grup İslami terörist Turan Dursun’un susturulması gerektiğine kanaat getirdi, kalem kırdı ve kancıklar Turan Dursun’u katlederek susturdular. Turan Dursun ilk kitabının ilk baskısını bile göremedi… Fikirleriyse bugün bizleri aydınlatmaya devam ediyor...

Turan Dursun’un sahih hadislerle (yani tüm Müslümanların yüzde yüz güvenilir kabul ettiği teyit edilmiş, güvenilir, doğruluğu tartışılmayan hadislerle) oluşturduğu İslam tarihçesinin üzerine surelerin iniş tarihlerini örtüştürüp yarattığı detaylı İslam kronolojisi, İslamiyet’le ilgili tüyler ürperten pek çok gerçeği ortaya “BİLİMSEL YÖNTEMLERLE” koyuyor. Resmi bir ilkokul eğitimine bile sahip olmadan (ilkokulu, ortaokulu ve –neredeyse, liseyi, dışarıdan bitiren) bilimsel bakış açısına sahip olan bir din adamının, dini araştırırken bulguları karşısında dinden imandan çıkışına tanık olmak isterseniz, mutlaka Turan Dursun’un kitaplarını okuyun.

Turan Dursun’u tanıdıktan sonra şu sorulara cevap verebileceksiniz:

  • Alemlerin rabbi kendi kutsal kitabında (Kuran-ı Kerim’de) matematik hatası yapmış mıdır?
  • Muhammed’in eşi Ayşe’nin bir gecelik kaçamağı üzerine (Muhammed’in gözdesi Ayşe’yi kurtarmak için) zinayla ilgili bir dizi ayet inmiş midir?
  • Muhammed 6 yaşında kız çocuğuyla (Ayşe’yle) evlenip (3 yıl sonra) 9 yaşındaki kız çocuğu ile (cinsel anlamda) birlikte olmuş mudur?
  • Dinde zorlama var mıdır yok mudur?
  • Her yönüyle doğru kabul edilen Kuran-ı Kerim’de yer alan ayetler birbiri ile çelişir mi çelişmez mi?
  • Kuran-ı Kerim gerçekten de sarih (yani anlaşılır) bir metin midir? İslam’ın tanrı ile kul arasına aracı koymayan tek din olduğu iddiası doğru mudur?
  • Araplar müslüman olmayı reddeden 80 bin Türk’ü kılıçtan geçirmiş midir geçirmemiş midir? Türkler iddia edildiği gibi gönüllü olarak mı yoksa canları tehlikede olduğu için mi müslüman olmuştur?
  • İslam, diğer “kutsal” kitaplar ve Sümer mitlerinden yola çıkılarak, Muhammed’in çıkarları doğrultusunda şekillendirilmiş bir “hikaye” midir değil midir?
  • Kuran-ı Kerim bizzat Muhammed tarafından uydurulmuş olabilir mi?
  • Muhammed bizzat (en az) bir cinayet için azmettiricilik yapmış, (sahih hadislere göre) "bu yahudiyi benim için kim öldürecek?" diye müslümanları cinayete teşvik etmiş olabilir mi? Muhammedin bu yönlendirmesi sonucunda uykusunda kahpece katledilen yahudi kimdir?

Eğer kitaplarına para harcamadan önce tezlerine bir göz gezdireyim derseniz, kendisinin (hayranları tarafından oluşturulan) internet sitesi: www.turandursun.com’dur. Bu site sanıyorum halen Türkiye’de yasaklıdır… Ancak youtube'da sittiri boktan videoları seyretmek için harcadığınız çabayı, bu siteyi görüntülemek için de harcamanızı ve bu adamın fikirlerini (katılmasanız bile) mutlaka okuyup anlamanızı önemle rica ediyorum. Bu sitedeki soruları cevaplayamadan körü körüne Müslüman olan herkesin iki eli kandadır.