backup *.* IoIII ***

Masamda oturmuş kendi halimde Counter Strike oynuyorum ki düşüncesizin biri arıyor. Ağızda Rocco, açıyorum telefonu: "Ğaloğ?"

"Kimsiniz?" diyor.

O kadar Telefonda Etkin İletişim eğitimine katılmışım: "Benim ben" diyorum.

"Ben kim?" diyor.

"Tak tak kim o mu oynuyoruz?" diyorum. Olabildiğince uzatayım, konuya girilmesin de oyunu kapatmak zorunda kalmayayım. Derdim o. Haaadiiii beeaaa! Vuruldum, kafama çaktı biri bu hayvanın yüzünden. Bak şimdi kızdım işte!

"Nasıl yardımcı olabilirim size?" diyorum en tatlı sesimle (en belirgin uyarı işaretlerinden birisi bu, ama anlayan çok az)

"Aaa evet, BASIX diye bir yazılım varmış, o var mıydı bizde…"

"BASIX mi?" >tıkıdı tıkıdı tıkıdı< (del basix.exe)

"Maalesef ya, eskiden vardı da kullanılmadığı için silmişiz..."

"Hayallah, neyse. Bir diğer konu da şu: şimdi ben kullanıcı hesabımdaki tüm dosyaları bir yedek kartuşa yazmak istiyorum ki bi terslik olursa yedeği bulunsun hemen kurtarabilelim".

"Bi terslik derken?"

"Ne bileyim işte, hani silinirlerse falan diye..."

"SİLİNİRSE! Yok yok, dert etmeyin öyle şeyleri. Yedekleme yapıyoruz düzenli olarak!" (yalancıyı…) "Her şey kartuşlarda kayıtlı. Kullanıcı adınız neydi?"

Kullanıcı adını veriyor, salakkkk… >tıkıdı tıkıdı tıktık< (del g:\kullanıcı_adı\*.*) "İyi de sizin klasörde hiç dosya yok ki zaten!" diyorum şaşırmış bir ses tonuyla.

"Olmaz mı var ya. Yanlış yere bakıyorsunuzdur!"

Önce operasyonun içine sıçtın, ölümüme neden oldun, şimdi de bana yalancı diyorsun demek... >tıkıdı tıkıdı tıkıdı< (rd g:\kullanıcı_adı\...)

"Aaah, pardon pardon" Hıh, mı yaptı bana mı öyle geldi??!? Tahmin etmiştim manasına… Bak bak baaak.. "DEMEK İSTEDİĞİM: Öyle bir KULLANICI yok!!!"

"Büyür? >haaaıhh< Olamaz, olması lazım, bu sabah vardı. Kullandım hatta!"

"Haa, şimdi anlaşıldı. Sisteme virüs girmiş bugün... eeee... DA VİNÇİ virüsü, yeni bu, o anda sistemde kim varsa uçuruyor. Norton tespit edemiyor"

"Olamaz, Meltem de sistemdeydi sabah, şu an onun hesabını kullanıyoruz bi sorun yok!"

"Hangi hesap?"

Kullanıcı adını söylüyor. Akıllanmaz bu...

"Aa, evet evet, ama onun durumu sizinki kadar kötü değil"... >tıkıdı tıkıdı tıkıdı< "…sadece tüm dosyaları silinmiş, hesap duruyor"

"a ama..."

"Üzülmeyin ama, kartuşlarda kayıtlı hepsi"

"Off, çok şükür yarabbim!!!"

"Yanlışlıkla printer kartuşuna kaydetmişiz yalnız. Sizinki siyah beyaz, Meltem hanımınki renkli!.. Makine odasında…"

Bilgi İşlem Şefi Kaan için olağan bi iş günü

Yedekleme prosedürünü device\null'a linkledim. Backup'lar daha hızlı alınır oldu. Bayılıyorum pratik zekama canım… Kullanıcılardan biri arar:

"Sistem neden bu kadar yavaş Kaan yaa?"

"Walla herhaldeee..."

excel dosyası içerisindeki mazeretlerden güne uygun olanı seçilir:

".. işlemcinin clock speed'indendir"…

"Hadii" (clock speed'in ne olduğunu bilmeyen kullanıcı, ikna olmuştur) "E, ne zaman düzelecek peki?"

"Düzelmez. Bu sunucuya bağlı 275 kullanıcı var, birisi sensin. Bu kadar bencil olma istersen. Kapat oturumu, başkalarına da şans ver biraz!"

"Ama müşterim bekliyor benim yaaa. Tek istediğim bir sayfa çıktı almak ki zaten..."

"KESİN ÖYLEDİR. Neyse, şu an yapabileceğim bişi yok!",

telefonu kapattım... İnsanların aramaktan vazgeçeceklerini sanıyorsanız yanılıyorsunuz... Telefon tekrar çalar. Kesin o arıyordur tekrar. Bayarsın ama. Sesimi değiştirip, kalın bir tonlamayla:

"ÖZLÜK İŞLERİ! Buyrun" "Aaa, pardon yanlış oldu" "ÖYLE Mİ? Adınız nedir sizin, hangi departman pardon? Bu telefon görüşmeleri bize zaman kaybettiriyor, bilmiyor musunuz? BİLMİYOR MUSUNUZ? Ben çok hızlı ÇIKARMA yapabilirim. Örneğin bu telefon görüşmesinin maliyetini, size ve bana kaybettirdiği zamanın YTL karşılığının toplamını çabucak sizin maaşınızdan çıkarabilirim... Ya da sizi İŞTEN ÇIKARABİLİRİM… HATTA ÇIKARIYORUM NETEKİM! İşim bittiğinde, işinizden ve maaşınızdan geriye hiçbişi kalmayacak! ADINIZ NEDİR SİZİN? – Yalan söylemeye de yeltenmeyin, ARAYAN KİMLİĞİNİ GÖREBİLİYORUZ BURDA!!"

Haha, telefonun kapandığını, hemen ardından koşarak uzaklaşan ayak seslerini duyuyorum aşağıdan. Herhalde müdirenin odasına koşuyor ki "ben o sırada müdire hanımlaydım, arayan ben olamam" diyecek... Kullanıcı adından departmanını buluyorum ve derhal Müdür yardımcısını arıyorum.

"Alo?" "Tuğçe, güzelim ben Kaan. Bana bak, hadeee, eee, yapma, neyse dinle beni, BİRAZDAN KOŞARAK OFİSE GİRECEK LAVUĞA Bİ MESAJ İLETEBİLİR MİSİN?"

"Oluur..."

"DE Kİ: NEREYE KADAR KAÇACAKSIN? DEDİLER DE"

"E tamaam"

"BENDEN BAHSETME VE SAKIN UNUTMA… Bilgisayarındaki resimleri intranete çakmamı istemiyorsan tabi…"

Klavye tıkırtılarını duyuyorum telefonda…

"ALOOO SİLMEYE ÇALIŞMA. KOPYALARI VAR BENDE ZATEN. SADECE DEDİĞİMİ YAP VE MESAJI İLET.."

Ta ta tamam… diyor. Kapatıyorum telefonu.

İşin komiği, fotoğraf mevzusunu götümden uydurdum ha. Yine de tereddüdünden istifade edip bir kopya almayı başardım. İleride işime yarayabilir. Bu arada yedekleme de tamamlanmış. Toplaaam, iki nokta üç saniyede. Modern teknolojinin gözünü sevim ya. Başka bir kullanıcı arar.

"Daha fazla alana ihtiyacım var";

"Konya'ya taşın", demişim.

"Yok artık. Kullanıcı hesabım için diyorum, disk kotası, mal"

Mal? Bana? Ahhaaa.. "Pardon," diyorum, gayet kibarca, "anlamadım. Ne dedin son olarak?" Tırstı, biliyorum, ama çok geç. Bittin olm sen, sen de çok iyi biliyorsun.

"Eee, dedim ki, kullanıcı hesabım için daha fazla disk alanına ihtiyacım var *LÜTFEN*, dedim".

"Tamam, peki, bekle bi dakka"

Ahizeyi avucuyla örttüğü halde duyabiliyorum derin bir oh çektiğini.

"Artııık, *fazlasıyla* boş alana sahipsin!"

"Süpersin. Ne kadar?" diye sormaz mı? Yani sadece boş alan istemekle kalmıyor, bir de teyit etmek istiyor herif. Demek az vermiş olsam düzettireceksin? Kafanda o var yani. Tekrar munis bir sesle:

"400 Mb boş alanın var."

"Oley! Toplam sekiz yüz! Sağol walla yaa" diyor, pazarlığın sonucundan memnun.

"Yok yok" diye kesiyorum. "Toplam 400 Mb"

"Hö? Nnn…nnn…nnnassı yaaa?"

Cevap vermiyorum, idrak etmesini bekliyorum keyifle: "aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaasssssssssssssiiiiikkkkkkhhhhh.…"