Hacı naber? Götünün kılları kadayıf olmuş hala okuyup yazacam diye uğraşıyorsun dimi? Namaza başladınmı lan, moruk? Olm, o George Carlin çevirileri ve yazdığın o müşrik ve münafık ve hatta kafir hikayeler yüzünden Allah seni var yaaa.... Cayır cayır yanacaksın olm, uyandırayım. Şeklin düzgün mü lan bari? Parayı buldun mu? Bana bak, parayı bulduysan bi cami falan yaptır. Ne olur ne olmaz... [more]
Hacı, şimdi malumu alin, hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Noldu len? Osmanlıcayı da mı komple unuttun? Unutkansın diyorum yani. Hele de bir de, Alzheimer varsa, hepten sıçtın. Ben bi ton vitamin takviyesi aldım sırf sen Alzheimer olmayasın diye ama... Sigarayı bile bırakmıştım senin için. Sen tekrar başlamadın inşallah? Neyse...
Şimdi, malumun üzere insanoğlu unutkan. O nedenle, sana bi kıyak babında, derlediğim bazı gerçekleri buraya yazmak istiyorum. Eminim keyfin yerinde olursa sen bunları yüzüne süreceğin (ya da yerine göre götüne sokacağın) birilerini bulursun. Ha bunları ne şekilde kotarırsın, bilemiyorum. Ben yorumsuz yazacağım...
Hazırsan başlıyoruz...
Türkiye Cumhuriyeti’nin 2006 (gerçekleşen rakamlara göre) gelirler toplamı 171,309,331,000 TL imiş. Google Inc’nin 2007 tahmini net değeri 290,000,000,000 USD (yani bugünkü kuru üzerinden yaklaşık 435 milyar TL) imiş. Google 20 bin tam zamanlı çalışanla 435 milyar ederken, TC bir yılda 80 milyon dallamayla 170 milyar TL kazanç sağlamış (aynı yıl 175 milyar da gideri olmuş)...
An itibarı ile işsizlik yüzde on beş ile (türk basınına göre) dünya beşincisi –daha iki ay önce yüzde on beş ile dünya ikincisiydi. Demek iki ayda 3 ülkede işsizlik çok feci arttı –bizde düşmediğine göre...
7 Mart 2007’de Türk Mahkemeleri youtube.com video paylaşım sitesine erişimi engelleme kararı aldı. Sebep Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna hakaret içeren videolar barındırmasıydı. Ekim 2008 itibarı ile yasaklı site sayısı (resmi rakamlara göre) 1112 idi. Buna, Oxford Üniversitesi’nde profesörlük yapmış dünyaca ünlü evrim biyoloğu Richard Dawkins’in internet sitesi de dahildi. Ayrıca bu yasaklar kapsamında, evrim kuramı ile ilgili bilimsel bilgilerin yer aldığı pek çok kaynak site de yasaklandı. Dawkins sitesinin giriş sayfasına “Türkiye’de Yasaklıyız” yazan bir banner koydu, fonda Türk Bayrağı dalgalandırdı (biz itin götüne girdik).
Yine Ekim 2008’de Blogger hizmeti de Türkiye’de komple engellendi. Ayrıca, tarihini çıkaramadığım bir dönemde, kısa bir süre için (blog hizmeti) Wordpress de engellendi.
Devrin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “ben youtube’a giriyorum, siz de girin” dedi. Türk insanı zaten youtube’a giriyordu. Youtube yasaklı olduğu dönemde Türkiye’nin en sık ziyaret edilen 5inci sitesiydi (Alexa rakamlarına göre).
2002 yılında, dünyaca ünlü düşünür ve dilbilimci Noam Chomsky’nin kitaplarını yayınlayan yayıncı Fatih Taş’a dava açıldı. Noam Chomsky üşenmeyip Amerika’dan geldi ve yayıncısının duruşmasına bizzat katıldı (biz yine itin götüne girmiştik hatırlarsan).
2005 yılında devrin başbakanı Tayyip Erdoğan’ın eş başkanlığında başlatılan “Medeniyetler İttifakı” projesi ile Amerikalı Cumhuriyetçilerin “Büyük Orta Doğu Projesi” arasındaki benzerlikler hepimizi bayağı bir şaşırttı...
Ayrıca RTÜK terörü de devam ediyor. 2001 yılında RTÜK “ulusal güvenliğe tehdit teşkil ettikleri” gerekçesiyle BBC World News ve Deutche Welle’yi yasakladı.
2006 yılında polis Michael Dickinson isimli bir İngiliz sanatçısının aşağıdaki kolajına el koydu, sanatçıya dava açıldı. Dava günü Dickinson mahkeme salonu dışında benzer bir kolaj daha sergiledi. Başbakanın izzeti nefsine saldırmaktan 10 gün nezarette yattı... Çalışmanın eleştiri sınırları dahilinde olduğu gerekçesiyle beraat kararı verildi. Dickinson “şans eseri beraat ettim. Türkiye’de benzer çalışma ve fikirlerinden ötürü davalara muhatap olan, cezalar almış bir sürü sanatçı var” dedi (biz bir kez daha itin götüne girdik).

1984 yılından bu yana 35 bin kişinin ölümünden sorumlu PKK’nın lideri Abdullah Öcalan 1999 yılında yakalandı. Ne tür bir dolap döndüyse, 35 bin kişinin katili bu aşağılık adam idam edilemedi... Halen İmralı’da yaşıyor, bu bebek katiline bizim vergilerimizle bakılıyor. Hatta bu şerefsiz avukatları kanalıyla iktidar partisi AKP’ye “kürt açılımı” ile ilgili “yol haritaları” bile gönderiyor (Amerika bu adamı Mandela yaptı mı adamım? Türkiye’ye başbakan oldu deme bana...).
Yıl 2009, Türk nüfus cüzdanlarında Din hanesi var. Tanıdığım hiçbir ateist oradaki default değer olan İslam ibaresini sildirip ateist yazdırmıyor. Göte gelmeyelim :D
1907 yılında istanbul’a gelip devrin padişahı Abdülhamit’e “kürdistanda yapılan Osmanlıca eğitime karşı olduğunu, kürtçe eğitim yapılması için okullar açılmasını talep ettiğini” belirttiği bir mektup veren,
akabinde aklından zoru olmalı diye Toptaşı tımarhanesine gönderilen ve Toptaşı tımarhanesinde bir süre tutulup salıverilen,
yıllar sonra İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) yıllarında Kürt Teali Cemiyeti adlı bir bölücü örgütün kurucuları arasında yer alan,
o zorlu savaş yıllarında Türkü sırtından vurmaya yönelik bu faaliyetleri nedeniyle İstiklal Mahkemesinde yargılanıp idamına karar verilen,
sonra MECZUPTUR (delidir) deyu affedilip cezası sürgüne çevrilen Said-i Kürdi’nin (namı diğer Said-i Nursi) tarikatının halen Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayıp (her nedense) Türkiye’ye dönmeyen Fetullah Gülen aracılığıyla devrin iktidar partisinden pek çok ismi yönlendirdiği ve yönettiği ve hatta bakanlardan bile bazılarına fetocular tarafından burs verildiği biliniyor.
“AKP’nin 2009 yılında birden bire ortaya atıverdiği “kürt açılımı” ile Said-i Kürdi’nin 1907 – 1926 yılları arasında kovaladığı “kürt açılımı” arasındaki benzerlikler nelerdir” sorusunu soracak bir tek gazete yazarı, bir tek muhalefet lideri ya da bir tek aydın kalmadı.
Neden? Hepsi içeride... Halen Ergenekon Davası kapsamında içeri alınan asker, asker emeklisi, aydın, yazar, parti lideri pek çok “şüpheli”nin suçunun ne olduğu şüpheli. Binlerce sayfayı bulan iddianamelerin hiç de somut suçlamalar içermediği, tüm olan bitenin AKP’nin muhalifleri sindirme, Nurcu’ların milliyetçi kesimi izole etme çabaları olduğu hakkında bin türlü söylence ortalıkta dolanırken, ekonomi ve kriz yönetimi konusunda son derece başarısız olmuş AKP’nin gelecek seçimlerde de tek parti iktidar olacağına kesin gözüyle bakılıyor.
2009 yerel seçimleri yapıldı. AKP toplamda %38.8 oy aldı. Seçim sonuçlarıyla ilgili tablo aşağıdaki gibi. Deniz kıyısı illerde AKP oylarının düşüklüğü, balık tüketimi ile AKP’ye oy verme arasında bir ters orantı olduğunu düşündürüyor...
