Guido Argentini (Foto)

Aşağıdaki fotoğraflardan ilkine FriendFeed’de denk geldim. Biraz araştırınca hem aynı seriden birkaç fotoğraf buldum, hem de çeken yetenekli fotoğrafçının adını öğrendim.Fazlası...

Modern Sürgünleriz...

Nesli Bloxoo 'ya koymuş bunu; bilmeden bize de koydu...Fazlası...

Smorodina Denilen Şerefsiz Meyve (Artı 21 Felan)

Bak, bak, bak… Ebem zamanında yazdığım bir yazı buldum, nekkadar da pastoral. Genşmiş zeman olur ki, rtükten geçmez... Genşmişiz tabi, normaldir. Küfür bozuyorsa okuma...Fazlası...

Kreschatik diyorum: aloow

Akşamüstü 2 litre birayla başlamışım içmeye, saat 11’e kadar 5 litre tüketmişim. Youtube’dan video seyredip kafa çekiyorum, bir yandan da sitelere mitelere bakıyorum. Saat 11 gibi can sıkıntısı tak dedirtiyor, giyinip çıkıyorum dışarı. Caddenin karşısından ilk gelen troleybüse binip, ver elini, hassske nereye gidiyor lan bu troleybüs, ona hiç bakmadık bak. Neyse, Allahtan istikamet doğru. Kasmıyorum hiç. Troleybüs yarı yolda benim yoldan sapıyor, bana da inmek düşüyor. Atlıyorum bir taksiye: “kreşatik” diyorum.Fazlası...

Turan Dursun Kimdir?

Turan Dursun 1934 yılında doğmuş, gariban bir ailenin çocuğu. 8 kardeşler. Babaları imam. Yani din adamlığı Turan Dursun için bir “baba mesleği”. Aileden akide sahibi kendisi. Wikipedia’ya göre babasının en büyük arzusu, oğlu Turan Dursun’un Basra’da ya da Küfe’de bulunan din alimlerinden daha alim olmasıymış. Gerçekten de Turan Dursun (babasının da yönlendirmesiyle), çocukluğundan itibaren dine, ilahiyata ve İslamiyet’e karşı büyük ilgi sahibi olmuş. Hayatını İslamiyet’i araştırmaya adamış bir kimse. Görelim bakalım araştırmaları Turan Dursun’u nereye götürmüş.Fazlası...

Toprağın bol olsun kardeşim

Kafamız bi dünya Fikirtepe’den dönüyoruz. Kafa bi dünya başka nerden dönülür? Direksiyonda Metin, direksiyon milinde neler neler… Çamlıca tepesinde sabahlıyoruz. Bi ara polis geliyor, alkol var mı genşşler diyor. Genşşler diyen yaş ortalamamızdan en az 5 yaş genç. "Yok gözüm" diyoruz, "çay içiyoruz". Otur, takıl. Çay verelim sana. Çok hareketliyiz ama, “Bob Marley” dinliyoruz. “Buffalo Soldier”... Fazlası...

Kep Gitti, Göt Gitti

Bakınız Cemil İpekçi Nasıl da Muhafaza Ediyor...

Fazlası...

80ler Denilince

Bloxoo’da 1980’ler denilince aklınıza ne geliyor başlıklı bir konu açılmıştı geçenlerde… Sıçtımın veletleri –ve onların apolitik abileri ablaları, belki anne babaları, 80leri hisseli harikalar kumpanyası sanıyorlar... Üşenmeyip oturup altı bin beş yüz karakter cevap yazmışım. Haftalar geçti, bugün denk geldim yazıya; dedim orada kalmasın, yazıktır. Fazlası...

Bir Daha Bu Pezevenge Oy Vermeyin

1990ların çok başı, Üsküdar’da şimdi-geleneksel Katibim festivali o zaman daha yeni başlamış. Henüz gerçekten kültür ve sanat festivali olduğu yıllar. Rak gruplar sahne alıyor, şairler geliyor, resitaller falan oluyor… Henüz Tayyip ve güruhu Üsküdar’a taşınmamış, Üsküdar sahilde bira içilip gitar çalınabiliyor. Henüz pop-fantezi-arabesk sanatçılar işgal etmemiş festivali. Tarih öncesi yıllar yani… İşte o festivallerden birine Can Yücel de davetliydi. Sahneye bir sandalye koydular, üstat geldi, oturdu, milleti selamladı, belli ki çakır keyifti –en az. Başladı şiirlerini okumaya. Birkaç şiir sonra sahnede, sandalyenin üstünde sızdı. Kimse kıyamadı uyandırmaya, festivale devam edildi. Müzisyenler sahne aldı, sahnenin kıyısında Can Yücel uyuyor... Fazlası...

Farklarımız - George Carlin

Bu ülkede duyduğumuz tek şey sahip olduğumuz farklar. Bütün medyanın ve tüm politikacıların sürekli bahsettikleri şey bu. Bizi birbirimizden ayıran, birbirimizden farklı kılan şeylerden bahsediyorlar. Egemen sınıf işlerini her toplumda bu şekilde yürütür. Kendi sınıflarından olmayan insanları bölerler. Orta ve alt gelir grubunun sürekli birbirleriyle kavga etmesini sağlarlar ki onlar, yani zengin sınıf, ülkedeki tüm parayı yönetebilsin. Çok basit bir mantığı olmakla birlikte, çok etkili bir yöntem. Görüyorsunuz, farklı olan ne varsa, ondan bahsediyorlar: ırk, din, etnik ve milli köken, meslekler, gelir, eğitim, sosyal statü, cinsel tercihler, bizim üzerinde ihtilafa düşüp kavgaya tutuşacağımız her ne varsa ondan konuşuyorlar ki onlar o arada bankaya gitmeyi sürdürebilsin... Fazlası...