I'm Fuckin' Matt Damon

Efendim bir varmış, bir yokmuş, Jimmy Kimmel adında bir dallama talk show sunucusu varmış. Bu dallama eskiden Sarah Silverman adında bir komedyenle çıkarmış. Jimmy, şovuna Matt Damon katılmadığı halde, her şovunun sonunda "Efendim şovumuza Matt Damon da davetliydi ama, vaktimiz kalmadığı için kendisini ağırlayamıyoruz. Başka zaman kısmetse" diyerek şovu bitirirmiş. Bir gün, şova Matt Damon da (gerçekten) davetlidir. Bu Jimmy dallaması şovunu yine "vaktimiz kalmadığı için Matt Damon'a yer veremiyoruz..." diye bitirmesin mi... Matt Damon çıldırmış tabi.

İşte Jimmy Kimmel'in yukarıdakine benzer dallamalıklarından ötürü Jimmy'nin eski sevgilisi Sarah Silverman ile Matt Damon aşağıdaki klibi çekmişler. Sarah bir punduna getirip Jimmy'nin şovunda bu VTR'yi yayına sokuyor. Meali, "Matt Damon'la bipişiyorum"... Jimmy daha sonra bu videoya cevaben "Ben Affleck"le bipişiyorum" diye bir video çekmiş, o videoda Hollywood"un yarısını oynatmış ama ne fayda...

Matt Damon'ın "on the bed, on the floor, on a towel by the door, in the tub, in the car, up against the mini-bar" (yatakta, yerde, kapının yanına serdiğim havlunun üstünde, küvette, arabada, minibara dayayıp ayakta) şeklinde vokal yaparkenki orgazmik yüz ifadesi işte bundan kaynaklanıyor...

on the bed, on the floor,
on a towel by the door,
in the tub, in the car,
up against the mini-bar

Sivastopol Önünde Yatar Gemiler Aman Amman

Sabah erkenden kalkıp büroya gittim bugün. Malum, gemi bileti alınacak. Erdek gemisini, adalar vapurunu ve şehir hatlarını saymazsak daha önce hiç gemide seyahat etmişliğim yok. O yüzden heyecanlıyım biraz.

Araştırdım soruşturdum. Göt Turizm diye bir acente buldum internette. İstanbul – Sivastopol gemi seferlerine bilet satıyorlarmış. Saat 10’a kadar aradım açan yok. Olmadı Ukrayna telefonlarını aradım. Uykudan yeni uyandığı belli bir ses alo dedi. Uyandırdık adamı… Ev demek ki. Home office falan mı acep? İzah ettim durumu, adam bana İstanbul büronun sorumlusunun cep telefonunu verdi. Tereddütsüz aradım. Ben diyeyim Müzeyyen Senar, sen de Muazzez Abacı… Alkolden patlamış bir ses: aloooğh… “Uyandırdım kusura bakmayın,” dedim alaylı alaylı, karı “e uyandırdın walla” dedi. Çüşş demeye getirdi, üstelik de ikinci tekil şahıs. Bu ne biçim seyahat acentesi lan? Karıya derdimi anlattım, “şu an otobüsteyim 2 saat sonra ara” dedi ve telefonu yüzüme kapattı. Hala ikinci tekil şahıs. Siktir git dedim arkasından, ikinci tekil şahıs, ne arayacam… Mal mıdır nedir?

Fazlası...

Şerefsiz BokBank

Sürekli müşterim, üstelik iyi de müşterim olan ve bu hafta bana bokkk gibi para ödemesi gereken bir banka var. O bankada çalışan, görevi giriş faturalarını onaylamak olan eşşoğlu eşşek bizim 5 faturamızı birden atlayınca, durum birden sakata bindi…

Bayram öncesi tahsilat girişimlerimizin sonuç vermeyeceği anlaşıldığında dün saat 16:00 civarıydı. Hem sağa sola ufak tefek ödemelerim olduğu için hem de Ukrayna’ya gidiş dönüş parası lazım olduğu için akşam üzerine kadar hop oturup hop kalktım. Mideme kramplar girdi. Ama nafile: alacaklarımın 10da birini zor toplayabildim piyasadan. İbneleeer.

Saat dört sularında kendimi alkole vurdum. Mesai saati bittiğinde acı hissetmiyordum… Gemiyle gideriz artık Ukrayna’ya… Ama bu ibne bankanın ibne personeline haddini bildirmek de şart.

Oturdum en kibarından bir bayram tebriki yazdım bunlara:

BokBank en özel müşterimdir, sizler de BokBank’ın en güzide çalışanlarısınız. Sizlere resimli tebrik kartı göndermek klişe olurdu. O nedenle ekte duruma uygun bir MP3 gönderiyorum. Umarım zevkle dinler, dinledikçe bizi hatırlarsınız.

Faturalarımızın onaylanmamasında ve bu bayram öncesinde bize kuruş ödeme çıkmamasında emeği geçen tüm arkadaşlara gönülden teşekkür eder, hepinizin bayramını en içten duygularımla kutlarım.

Soktum mesaja Bruce Springsteen’in Pay My Money Down parçasını… Alın size Mizuri dolaylarından “Paramı Öde” isimli bir halk türküsü. Dallamalar sizi…

Üsküdar Sahilinde Pazar Gezintisi

Üsküdardan bir konak resmi

Abla içerde başka modellerimiz de var... Fazlası...